Sosyalist Zemin  

Geri git   Sosyalist Zemin > DEVRİM ve SOSYALİZM > Eğitim Atölyesi

Eğitim Atölyesi Sosyalist Zemin'de devrimci sosyalist eğitim için yapılan çalışmalar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20.03.2010, 17:28   #1
mLife
Aktif Üye
 
mLife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2007
Nerden: meydanLar..!
Mesajlar: 113
Thanks: 475
Thanked 69 Times in 41 Posts
mLife is on a distinguished road
Thumbs up Legal Olan Ne, İllegal OLan Ne?

Legal Olan Ne, İllegal OLan Ne?
Yasallik, Yasadisilik Ne?
Mesruluk Ne Gayri Mesruluk Ne?
Fasizm ve Demokrasicilik;
Nerede Basliyor, Nerede Bitiyor?

Legalite ve illegalite devrimci literatürün belki de en fazla kullanilan sözcüklerinden ikisidir. Devrimci mücadelenin ve devrimci örgütlenmenin geçtigi her yerde bu iki sözcük de mutlaka geçer. Aslinda mücadele ve örgütlenmede legallik, illegallik, tam tamina böyle adlandirilmis olmasa da siniflar mücadelesinin tarihi kadar da eski kavramlardir diyebiliriz. Egemen siniflarin zulmüne ve sömürüsüne karsi çikan herkes, her toplumsal hareket, mücadele ve örgütlenmesini kah legal, kah illegal kosullarda gerçeklestirmistir.

Legal ve illegal deyislerinin sözlük anlamlarini açik ve gizli olarak belirtebiliriz. Legalite ve illegalite de bu anlamda çok kabaca açiklik ve gizlilik olarak tanimlanabilir. Ancak sözlük tanimlarinin çok fazla açiklayiciligi da yoktur. Çünkü legalite, illegalite meselesinde esas olan, "açik olan ne", "gizli olan ne" onu belirlemek, ya da baska bir açidan "açik olmasi gerekenlerle, gizli olmasi gerekenler nelerdir?" sorularini cevaplamaktir. Örnegin kimi sözlüklerde legal sözcügünün karsiligi yasal olarak geçmektedir. Oysa böyle bir eslestirme siyasal açidan dogru degildir. Bu anlamda biz sorunu ortaya koymaya, yalniz sözlük anlamlarindan öte surdan baslayabiliriz. Neden legalite ve neden illegalite? Bu ayrim nereden kaynaklaniyor?

Ayrimin Kökeni Egemen Siniflarin Baski ve Zulmüdür

Tarihin hiçbir döneminde ve hiçbir ülkede, egemen siniflar kendi düzenlerine karsi halkin mücadelesini hos görmemis, bu mücadeleyi hep bastirmaya, ezmeye ve yoketmeye çalismislardir. Burjuvazi feodalizmin yikilmasi döneminde tarihte yüklendigi ilerici role uygun olarak kitlelerin hak aramasi için yasal imkanlar tanimis, ama ilk firsatta da bu yasalari, bu haklari ortadan kaldirmaya, kaldiramazsa içini bosaltmaya, budamaya çalismistir. Egemen siniflar kendi düzenlerine ve iktidarlarina karsi hiçbir mücadele olmasin istiyorlar. Dolayisiyla da gerçekte kitlelere bu mücadeleyi kolaylastiracak hiçbir hakki tanimak istemezler. Hele ki halkin mücadelesi, dogrudan onlarin iktidarina yöneliyorsa, egemen siniflar bu haklari gasbetmekle, ortadan kaldirmakla yetinmez, bu mücadeleyi yürütenleri de ortadan kaldirmaya çalisirlar.

Ancak halklarin yüzyillar süren mücadelesinin sonucunda egemen siniflar burjuva demokrasilerinde ve hatta fasist rejimlerde bile örgütlenme ve mücadele hakkini su ya da bu ölçüde tanimak zorunda kalmislardir ve tanimaktadirlar. Ancak bu haklar da burjuva demokrasileri açisindan örnegin bir Hitler, Franko fasizmlerinde oldugu gibi, ya da yeni-sömürgelerdeki cunta yönetimlerinde oldugu gibi her an ortadan kaldirilabilirler. Iste mücadele ve örgütlenmede legalitenin ve illegalitenin asil kaynagi bu kosullardir.

Bu ayrimin ülkemiz somutundaki karsiligini fasizm ve demokrasicilik oyunu olarak ortaya koyabiliriz.
Fasizm oldugu için illegalite gereklidir. Legalite de (bütünüyle olmasa da) bir yaninda demokrasicilik oyununun ürünüdür. Fasizm kosullarinda düzene karsi devrimci mücadele yürüten bir örgütlenme, düsmanin saldirilarina karsi örgütsel varligini korumak için illegalite temelinde örgütlenmek zorundadir. Ama bu örgütlenme ayni zamanda kitleleri örgütleyebilmek, kitlelere daha genis ölçüde seslenebilmek için varolan legal olanaklari da kullanmak, bu dogrultuda legal örgütlenmeler de yaratmak zorundadir. Keza, yasal olanaklarin olmadigi ya da tam bir keyfiyetle kullandirilmadigi kosullarda da legal mevziler yaratmak, legal çalisma olanaklarini zorlamak mücadeleyi gelistirmek için vazgeçilmezdir. Örnegin, cunta sonrasinda' 86-87'lerde mücadele ve örgütlenmenin gelistirilmesi böyle bir yüklenmeyle mümkün olmustur.

Legallik ve Yasallik ve Mesruluk Ayni Seyler midir?

Burjuvazi yasallik ve mesrulugu topluma ayni sey olarak sunmakta ve bunu dayatmaktadir. Burjuvaziye göre mesru olmak için yasal olmak gerekir. Toplumsal muhalefetin yararlanabilecegi yasal olanaklari alabildigine sinirlayan burjuvazi, bu anlamda mesrulugun sinirlarini da iyice daraltmistir. Bu noktada yasallikla mesrulugu ayni sey sayan görüsünü kamuoyuna kabul ettirebildigi ölçüde muhalefeti de sinirlamis olmakta, oligarsinin izin verdigi biçimler disinda mücadele edenleri "gayri-mesru" saymaktadir.

Kitlelerin bu noktada yaniltilmasinda, reformist, revizyonist solun katkisi da büyük olmustur. Onlar da dogrudan veya dolayli olarak oligarsinin bu dayatmasini kabul etmis, hatta kabul etmenin ötesinde yasal olmayani gayri-mesru göstererek ayni söylemi kullanabilmislerdir.

Yasallik ve mesruluk ayni sey degildir. Yasallik oligarsinin yasalariyla belirlenen bir çerçevedir. Mesruluk ise taleplerimizin, savunduklarimizin hakliligina göre belirlenir. Savunduklarimiz dogruysa, hakliysa, oligarsinin yasalarina göre yasadisi olsa da, hakli olani hakim kilmak için verdigimiz mücadele de, kurdugumuz örgütlenme de mesrudur. Bu anlamda illegal örgüt kurmak da, devrimci siddet eylemleri yapmak da, oligarsinin yasalarina göre "yasadisi" olsa da, oligarsi bunlari "gayri-mesru" gibi göstermeye çalissa da hakli oldugu için mesrudur.

Yasallik ve legallik de ayni sey degildir. Legal olan bazi seyler yasal olmayabilir de. Bunda da asil olan mesruluktur. Mesrulugun düzene dayatilmasidir. En somut, güncel örnekler olarak Haklar ve Özgürlükler Platformu gibi çesitli platformlar, yasal degillerdir, yasalara göre kurulmamislardir, ama legaldirler; mesruluk temelinde açik bir mücadele yürütmektedirler. Yasal olan genellikle legaldir, ama legal olan hersey yasal olmayabilir. Tersine bu, yasalarin engel olmasina ragmen, mesruluk temelinde açik bir mücadele mevzisi daha kazanilmasidir. Örnegin memur sendikalari çok uzun süre yasal degillerdi, ama legaldiler.

Demokratik mücadele daha çok yasal olanaklari kullanarak ve daha çok legal biçimlerde yürütülen bir mücadeledir. Ancak bu mücadele kendini asla yasallikla sinirlamamak zorundadir. Çünkü gerçekte sadece yasalarin izin verdigi sinirlar içindeki bir demokratik mücadeleyle hiçbir sey yapamazsiniz. Legalite de olsa, temel olarak yasalliga degil, mesrulugumuza güvenmeli, bu zeminde hareket etmeli ve örgütlenmeliyiz. "Fasizmin oldugu ülkemizde, yasallik, demokrasi vb. kavramlar tamamen göstermelik olarak kullaniliyor olup, görecelidir. Her an ortadan kaldirilip, baski ve terörle yer degistirebilecek durumdadir. Bunun içindir ki, bizim gibi ülkelerde demokratik mücadele, yasallik degil, mesruluk temelinde ele alinmalidir."

Legalite-Illegalite Meselesinde Sag Sol Sapma

Basta belirttigimiz gibi, bizim gibi bir ülkede devrimci bir örgütlenme hem illegal örgütlenmeyi esas almali, ama hem de legal olanaklardan, sistemin bosluklarindan yararlanmak için legal örgütlülükler de yaratmalidir. Hangi örgütlenmenin hangi agirliklarda olacagi ve nasil biçimlenecekleri içinde bulunulan kosullara göre degisebilir. Ama degismeyecek iki yan; birincisi illegalitenin temel alinmasi, ikincisi legal olanaklarin sonuna kadar degerlendirilmesi, legal mevziler kazanma mücadelesi verilmesidir. Solda bugüne kadar bu dengenin dogru bir biçimde kurulup uygulandigini söylemek güçtür. Bu noktada esas olarak iki biçimde "sapma"lara düsülmüstür.

Illegaliteyi legaliteye kurban etme; Legalite bazen çok çesitli nedenlerle cazip gelir siyasi hareketlere. Gerçekten de kitlesel gelisme anlaminda legal alanin sahip oldugu olanaklar, elbette bir illegalite ile karsilastirilamaz. Devrimci bir hareket bu anlamda elbette kosullari sonuna kadar zorlayarak legalitede olmak durumundadir. Ancak legal olanaklardan yararlanmakla legalizme teslim olmak, legal olanaklardan yararlanmakla örgütlenmenin bütününü legal alanda tutmak ayni seyler degildir. Soldaki çarpik sekillenme iste burada ortaya çikmaktadir. Ayni anlayis, belli legal olanaklari degerlendirmenin ötesinde bu legal olanaklari abartmakta ve onlarin geçici olabilecegini görmemeyi tercih etmektedir.
Illegaliteyi hersey legaliteyi hiçbir sey olarak görme; siniflar mücadelesine salt "askeri" açidan bakan, mücadeleyi, kitlesellesmeyi anlamayan, hatta daha ileri giderek diyebiliriz ki, devrimin kitlelerin eseri oldugunu ve olacagini anlamayan kafa yapisi, desifre olmama gibi gerekçelerle legal alanda çalismayi reddetmis ve bu anlayisi savunanlarin hiçbiri tarihlerinin hiçbir döneminde ciddi bir gelisme gösterememislerdir. Bunlarin örnegi bugün fazlaca da kalmamistir aslinda.

Bir de bunlara üçüncü kategori olarak kah bu sapmalardan birine, kah digerine düsen gruplari ekleyebiliriz. Son yillarin en klasik örnegi olarak TDKP gibi kimileri, zaman olmus "geçmiste çok legalize olduklari" tesbitini yapip tümüyle "illegaliteye çekilmis", legal olanaklarin degerlendirilmesinden uzak kalmis, hatta bir yasal dergi çikarmayi bile "legalize olma" olarak degerlendirebilecek bir uç noktaya savrulmus; ve zaman olmus, legal olanaklari abartmanin da ötesinde örgütlenmenin, mücadelenin tek yolu sayip boylu boyunca legaliteye serilmislerdir.

Illegal Alani da Legal Alani da En Iyi Biçimde Kullanmak Durumundayiz

Fasizm baskida, terörde sinir tanimiyor. Bunun ötesinde düsman teknoloji olarak donanimini her geçen gün artirip takip vb. uygulamalari gelistirmekte, artan terörüne paralel olarak ajan faaliyetlerine de daha bir agirlik vermektedir. Bu kosullarda illegal çalismayi yürütmek elbette zordur. Ancak asil sorun bu zorlugun nasil asilacagi konusunda nasil bir yola sapacagimizdir. Illegaliteden vazgeçmek düsünülemeyecegine göre bunun disinda bir yol bulmak, düsünmek zorundayiz.
Kitlelerden kopup, kolektif bir çalismanin gereklerini "askiya" alarak, kitlelerden uzak durarak saglanmaya çalisilan illegalitenin devrimci örgütü ve mücadeleyi gelistirici bir islevi olmayacagi açiktir. Bu tarz bir illegal örgütlenme, gerçekte illegaliteyi kullanmak degil, illegalite adina güçleri atil hale sokmak demektir. Düsmanin önlemlerini illegaliteyi lagvederek degil, illegaliteyi kitlelerden uzak üç-bes kisinin iliski biçimine çevirerek degil, "kitleler içinde eriyerek, örgütlenme ve ileri mücadele biçimlerini hayata geçirerek etkisiz kilmayi" esas almaliyiz. Çesitli kosullara bagli olarak illegal örgütlülük daralabilir, genisleyebilir, ancak onun temel oldugu ve bu örgütlülügün büyütülmesi, bu örgütlülügün genis kitlesel çalisma ve mücadele içinde yasatilmasi gerektigi perspektifini kaybetmemeliyiz.

Iste bu nokta bize legal olanaklardan yararlanmanin yolunu, kistaslarini da verir. Legal olanaklardan legalizme teslim olmadan yararlanmali, kafalarimizi legalizme göre sekillendirmeden kullanabilmeliyiz. Belli bir alanda bir örgütlenme biçimimiz legal olabilir, ama kafamiz asla legallesmemelidir. Legal olanaktan yararlanacagiz diye kafalarimiz, düsünce tarzimiz legallesiyorsa, bu kullanma olmaktan çikar, tersine düzenin yasalcilik manevralari bizi kendi etkisi altina almaya basliyor demektir.
Genel olarak, legal, hatta yasal bir kurumda çalisma yürütüyor da olsak, karsimizdaki düsmanin nasil bir düsman oldugunu, mücadelenin asla ve asla yalnizca legal olanaklara göre düsünülemeyecegini, örgütlenmenin asla bununla sinirlanamayacagini bir an bile unutmamak durumundayiz. Bu, özel anlamda, kisisel olarak ise legaldeysek bile her an illegal örgütlenme ve yasam içinde yeralabilmeye hazir olmak demektir. Buna hazir olmayan, sözde ne derse desin, düzen üzerine, düsman üzerine söylenenlere, kendi söylediklerine yeterince inanmiyor, legaliteyi temel aliyor demektir. Ki böyle bir durumda o, halkin iktidarini hedefleyen bir mücadeleyi örgütleyemez, legal olanaklari bu dogrultuda degerlendiremez.

Iliskiler ve Pratik Açisindan "Illegal" Olan, Olmasi Gereken Nedir?

Legalite-illegalitedeki sag ve sol sapma, bir de onun pratikteki uygulanisinda ve yürütülüsünde gösterir kendini. Bu sapmalar kendini en bariz olarak, illegalde olmayi her seyden ve herkesten kaçmak, saklanmak ve de legaliteyi herseyin alabildigine aleni olmasi biçiminde anlamak ve uygulamakta gösterir.

Devrimci çalisma, kitle çalismasi esasinda gizli degildir, gizli olan o çalismanin yürütülüs biçimidir. Çalismanin düsmanin gözlerinden ve denetiminden uzakta yürütülmesidir.

Ayni sekilde kitleler nezdinde, örgütlemeye çalistigimiz kesimler nezdinde devrimciligimiz ve Parti-Cepheli olusumuz da gizli olamaz. Bu iliskiler içinde de gizlenecek olan devrimci, Parti-Cepheli kimligimiz degil, örgütsel iliskilerimiz ve konumumuzdur. Kendini herkesten saklayarak devrimci olunamayacagi gibi, devrimciligini saklayarak devrimci çalisma da yürütülemez.

Illegalitenin özellikle günlük iliskilere yogun olarak yansiyan bir yani da "Hangi bilgi 'illegal' bilgi kapsaminda degerlendirilecek, hangi bilgi kimle, ne kadar paylasilacak?" meselesidir. Bu konuda en sik rastlanan yanlis, bilginin paylasiminda "sakinca olup olmadigi"na bakilmasidir. Eger bu bilgiyi birlikte çalistigimiz bir yoldasimizin bilmesinde bir sakinca görünmüyorsa, o yoldasimiz bu bilgiyi ögrenebilir diye düsünülüyor. Hayir. Illegalitede bu açidan ölçümüz, sakinca olup olmadigi degil, o bilgiyi bilmesinin gerekli olup olmadigi'dir. Eger o bilgiyi ögrenmesinde bir sakinca yok, ama bir gerek de yoksa, o bilgi onun için fazladir. Ögrenmemelidir, bilgi onunla paylasilmamalidir.

Günlük iliskilerde karsiligini "bize illegalite yapma" deyisinde bulan yaklasim, illegaliteyi gereklilik-gereksizlik degil de, güven eksenine oturtur. Ve kendisinden bir sey gizlendiginde bunu güvenilmeme olarak yorumlar. Illegaliteyi "güven-güvensizlik" sorununa indirgemek, daha bastan hatali davranmaya baslamak demektir. O durumda, ben bu yoldasima güveniyorum diye paylasilmamasi gereken pek çok bilgi paylasilacak ve bu bilgiler insanlar için fazladan bir yük olusturmaya baslayacaklardir. Tersine olarak, bazi bilgiler paylasilmadiginda, bilginin kendisiyle paylasilmadigi insanlarimiz "bana güvenilmiyor" psikolojisine girip farkli olumsuzluklarin kaynagi olacaklardir. Evet, herhangi bir iliski ya da eyleme iliskin ayni birimdeki diger insanlara bilgi verilip verilmemesinde "sakinca olup olmadigi degil, gerek olup olmadigi" anlayisini temel alirsak, bu formülasyon polisiye ya da örgütsel pek çok sorunu önleyici de olacaktir.

Legal Kafa Yapisi Nasil Sekillenir?

Legal kafa yapisinin kuskusuz çarpik kavradigi ya da çarpittigi kavramlarin basinda mesruluk sorunu gelir. O mesrulugu yalnizca legalitede, yasallik içinde olmakta görür. Geçmiste "ben korkuyorum", "illegaliteyi kaldiramam" vb. gerekçelerle legalde istihdam edilmesini isteyebiliyordu kimileri. Ama artik bunun çok fazla da geçerli oldugunu söylemek mümkün degil. Çünkü düsman demokratik alana da gözaltilarla, iskencelerle, infazlarla saldirmaktadir. Hatta denilebilir ki, legalde yeralanlar düsmanin çok daha yaygin ve yogun saldirilarina hedef olmaktadirlar. Bugün yasanan durum esasinda su sözlerde çok net olarak ifade edilmis bir gerçegin somutlanmasidir: "...Bu anlamda legal mevziler kazanmak ve bu mevzileri korumak, güç ve zorlu bir mücadeleyi gerektiriyor. Hele silahli mücadeleyi savunan bir hareket için legal mevziler elde etmek ve bu mevzileri korumak çok daha zordur. Bunun anlami sudur; ülkemizde legalite, devrimci bir anlayis temelinde kavranilirsa fasizmin ceza ve siddetinden kaçma alani degil, aksine silahli mücadele gelistikçe açik siddete maruz kalma ve tehlike içinde yasama alanidir." (Yolun Neresindeyiz Brosürü -DEVRIMCI SOL, Agustos 1990)
Legaliteye göre sekillenen kafa yapisi kendisine legalite içinde statüler olusturur ve mücadelenin, örgütlenmenin zorluklari, ihtiyaçlari ona bu statüyü bozduramaz. Legalite, devrimci, savasçi bir örgütün legalitesi olmaktan çikar o zaman. Fasizmin oldugu, her alandaki mücadelenin üzerine terörüyle yöneldigi bir ülkede legalitede yeralan herkes, bir gün sonra illegaliteye geçmeye hazir bir bakis açisina ve ruh haline sahip olmak durumundadir. Olmadiginda legalde yürüttügü mücadele onu gelistiren degil, hergün biraz daha düzene baglayan bir mücadeleye dönüsür ve oligarsinin terörü üzerine yöneldiginde bu teröre gereken tavri gösteremez. Çünkü böyle bir noktada gerçekte onun önünde iki seçenek vardir; ya mücadelesini illegalite kosullarinda sürdürecek ya da devrimciligi birakacaktir. Kafa yapisi legale göre sekillenmisse, kendine legalitede devrimci degil düzen içi bir yasam kurmussa, o, seçeneklerden ikincisine daha yakindir.

Mesruluga inanç, aslinda devrime, ideolojiye inançtir. Ve mesruluga inançsizlik da devrime inançsizlik. Bu anlamda mesruluk, legallik, illegallik sorunu basit bir "nasil örgütlenmeli" sorunu degil, esasta inanç sorunudur, devrimi isteyip istememe sorunudur. Devrimi inançla isteyen, israrla devrim için çalisan ve devrim için yasayan, hangi alanda olduguna bakmaksizin düsmana karsi yapabileceginin azamisini o alandan yapacaktir zaten. Illegalitenin ve legalitenin nasil biçimlendirilmesi gerektiginin cevaplarini da bizzat yasami içinde verecektir.

Ne örgütsel, ne kisisel olarak kendimizi legalite, illegalite konusunda da herhangi bir kaliba mahkum etmek durumunda degiliz. Verili kosullarda hangi alandan devrimi gelistirebiliyorsak, hangi alanda hangi yöntem ve biçimler mücadele ve örgütlenmemizi büyütüyorsa ona agirlik vermek, onu en genis anlamda kullanmak durumundayiz. Yukarida da belirttigimiz gibi, burada sorun asil olmasi gerekeni, stratejik örgütlenme perspektifimizi hiç bir kosulda yitirmemek ve kisisel olarak da kendimizi her alanda, her biçimde mücadele edebilir bir bilinç ve ruh haliyle donatmaktir. O zaman tüm alanlarin dezavantajlarini altedebilir ve tüm alanlarin imkanlarini en iyi biçimde degerlendirebiliriz.

KONGRE RAPORU'NDAN

"Demokratikte veya baska alanda, nerede olursak olalim, yasami ve mücadeleyi her yönüyle ciddiye almak ve disipline etmek zorundayiz. Disiplinli yasami olmayanlarin örgüt iliskileri de disiplinli olmaz. Bürolarimiz, demokratik derneklerimiz ve kendimiz her seyiyle disiplinli bir devrimci yasami, örgütlülügü, ciddiyeti ve inandiriciligi yansitmalidir... Bunlari basarmamak ne demektir? Bu, her an düzenden kopmaya, yeraltina geçmeye, silah elde savasmaya hazir olmamak demektir. Bu, demokratigi, halk kitlelerinin mesrulugu için degil, kendi mesrulugu için kullanmak ve düzene yerlesmek demektir. Düzen devrimciligini mesrulastirmak demektir. Demokratik cephede partili olmayi, düzen devrimciligiyle örgütleyemeyiz... Bu insanlarin, düzen devrimciliklerini bilen oligarsi, düzen baglarina saldirdiginda, düzen-devrim ikilemiyle karsi karsiya getirildiginde, çogunlukla düzeni seçeceklerdir. Iste bu yaniyla da demokratik alandaki yoldaslarimiza çok daha büyük ve zorlu görevler düsmektedir. Her gün, her saat kendilerini geriye çekmeye çalisan, burjuva propagandalarinin, düzen baglarinin, oportünist ve reformist saldirilarin tam ortasinda, her tarafa kiliç sallayip, kendilerine yol açmak ve kendilerini korumak zorundadirlar. Dahasi her gün düsman tarafindan takip edilmek, gözaltina alinip iskence görmek, tutuklanmak, günlük sorunlari halindedir. Bütün bu zor görevlerin üstesinden gelmek, kitleleri örgütlemek ve Partiyi temsil etmek, yüksek bir bilinci, güçlü bir inanci ve direnci gerektirir....
"Demokratik alandaki yoldaslar, her an baska görevlere hazir olmanin geregi olarak ve de sadece yasal demokratik mücadele ve en basit hak arayislarinin yapilamadigi ülkemizde, her türlü mücadele biçimi konusunda 'benim görevim degil' demeden, kendilerini yetistirmelidirler. Savas için gerekli her sey onlarin da ilgi alaninda olmalidir." (Dursun Karatas, Kongre Belgeleri-I, s. 288-289)

Kurtuluş
__________________
Devrimci AhLak Düzenin AhLakını Yenecek!


''.. Hınç Benim.. Geleceğe Köprü Kuran, Kanın Üstünde Yıldız Benim.. Ben CEPHE'yim.. Çocukların Dillerinde ; UMUDUN ADI.. Mangal Yüreklerde ; SEVDANIN ADI .. Ölümün Kucağında ; ZAFERİN ADI Benim ... ''
mLife isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


22:52


Türkçeleştiren: Albatros & Can
Copyright 2010 Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker