Sosyalist Zemin  

Geri git   Sosyalist Zemin > DEVRİM ve SOSYALİZM > Güneşe Gömülenler

Güneşe Gömülenler Ölenler dövüşerek öldüler. Güneşe gömüldüler. Vaktimiz yok onların matemini tutmaya. Akın var akın güneşe akın, güneşi zapt edeceğiz güneşin zaptı yakın.

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 31.01.2010, 16:12   #111
DEV-GENÇ
Bölüm Sorumlusu
 
DEV-GENÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 4 2008
Nerden: Sabrın çiçeklerini açtığı yerde
Mesajlar: 1.317
Thanks: 802
Thanked 1.254 Times in 712 Posts
DEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud of
Standart

Sevdalı Kız



Seni gördüm gözümün nuru vurulmuş yatıyordun sevdalı
Ankara'da onurunla sarılıp yurdunun sıcak bedenine
Yatıyordun sevdalı

Dört bir yandan sarsada zulüm, nice pusularda yenildi
Ölüm
Esir düşmek mesele değil gülüm, kanla yazmaktır umudu
Umudun umudumuzdur sevdalı

Seni gördüm gide gide yoluna kurban olduğum
Yaşsız gözlerle, telaşsız yürekle dünyaya son defa
Bakıyordun sevdalı

Özgürlük Türküsü

Kevser Mızrak'a...
__________________
“Batmayacağına inanarak suya bas,yürür gidersin; mucize yürüyebilmen değil inanabilmendir„
DEV-GENÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to DEV-GENÇ For This Useful Post:
devriMaral (01.02.2010), KURTULUS (31.01.2010), mLife (09.03.2010), pckoLik (01.02.2010), Ülgen (10.02.2010)
Alt 31.01.2010, 16:22   #112
DEV-GENÇ
Bölüm Sorumlusu
 
DEV-GENÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 4 2008
Nerden: Sabrın çiçeklerini açtığı yerde
Mesajlar: 1.317
Thanks: 802
Thanked 1.254 Times in 712 Posts
DEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud ofDEV-GENÇ has much to be proud of
Standart



GÖKÇE ŞAHİN

Gökçe halkı için
kendini feda etti

(2002'de Ünye'de şehit düşen Cephe gerillası Gökçe Şahin'in babası)

BAYRAM ŞAHİN: Benim oğlum 2002, 20 Mart akşamı iki yoldaşı ile Ordu Ünye'de şehit düştü.
Biz teşhise gittiğimizde ben tanıdım. Beraber şehit düştüğü Turan'ın kafatası açılmıştı. Ama daha iyi bakayım diyerek onu alnından sonra ellerinden ve yüzünden son bir kez doya doya öptüm. Nasıl diyeyim yeni tıraş olmuş tertemiz sanki gülüyordu. Tabii bu arada insan daha çok öpebilseydim diye yanıyor. Anlı şanlı emniyet müdürleri, alay komutanları gelmişlerdi. Sık sık fotoğraf çektiler. Onlara şunu dedik 'aile olarak üzülüyoruz ama evladımızla gurur duyuyoruz. O halkı için vatanı için kendini feda etti'. Düşmana karşı evladımın onurunu, kendi onurumuzu korumak için acımı hissettirmedim. O zaman hastanede kim varsa camlara çıkıp bizi alkışladı. Ne oldu deyip soranlar durumu anlatınca "yapar bu zalimler" dediler. Sonra baskılar artmaya başladı, düşman gülüyordu. Biz de gereken cevabı verdik.
Biz onu evde karanfillerle misafir ettik. Fakat hiç gitmeyecekmiş gibi düşündüğümüz Gökçemiz sabahleyin bizi bırakarak yoldaşlarının yanına gitti. Morgda yıkanırken ve raporlarda da 25 tane kurşun yarası vardı. Sonra Gökçemiz'i ölümsüzlüğe uğurladık.
Sadece kendi evladımız için değil, kaybettiğimiz tüm canlarımız için yüreğimiz acıyor. Bir o kadar da kin doluyuz. Bu kini anlatmak çok zordur. Bu kinimiz ancak evlatlarımızın uğruna mücadele ettiği günler geldiğinde onlarla birlikte ateşin etrafında halaya durduğumuzda dinebilir. Bu ateş, bu kin 122'lerimizin ateşi ve kini ile ölüm oruçları halen sürüyor. Bizler de daha fazla evladımız, canımız ölmesin diye elimizden geldiğince mücadele etmeye çalışıyoruz.
Şunu özellikle belirtmek istiyorum. Bazen hapishanedeki arkadaşlarından bana Gökçe adına selam dolu mektuplar geliyor. İnsanlar nasıl bu kadar acıya dayandığımızı, neden bu kadar dirençli olduğumuzu, 3 yıldan beri Abdi İpekçi Parkı'ndaki El'in altında nasıl kışın dondurucu soğuğuna, yazın kavurucu sıcağına dayandığımızı merak ederler. İşte bu selamlar var ya... İşte onlar bizi bu denli dirençli, umutlu kılıyor. Ayakta durmamızı sağlıyor. Bize direnen çocuklarımız direnmeyi, acılara dayanmayı öğretiyor.
Sizin vasıtanızla tüm evlatlarımıza hepsi bizim evladımız, onlara Gökçem'in adıyla selamlarımı gönderiyorum. Onları çok seviyoruz.

Siz direnişin başından beri dışarıda mücadele ediyorsunuz. Bu konuda bize neler söyleyebilirsiniz?
19 Aralık sonrası karanlık bir kuyu gibi içeride ne olduğunu bilmiyorduk. Biz onlara moral vermemiz gerekirken çocuklarımız bize moral verdiler. Anlatabildikleri kadar devletin gerçek yüzünü, "devlet yapmaz" diyenlere anlatmaya çalıştılar. Biz de onlardan güç aldık. Çocuklarımız ölmesin diye daha bir gayretli olmaya çalıştık. Ama maalesef bir Newroz günü Cengiz Soydaş'ı "ölümsüzdür" diye uğurladık. Hepsini de çok seviyoruz ama insan tanıdığı birisini kaybedince hep onun hayali ile yaşamaya çalışıyor. Cengiz'i Ankara'dan tanıyordum, ailecek tanışıyorduk. Kendisi zaten Gazi Üniversitesi'nde öğrenciydi. O okulumu bitireyim de köşeyi döneyim hesabı yapmadı. Yoksul halkla birlikte olalım istedi. En çok sevdiği şey, Trabzonlu olduğu için, hamsiydi. Biraz eve gelmediğinde, hamsi var diye haber yollardık.
Ölümler başlayınca bu sefer de hastanelere sürgünler başladı. Çocuklarımızdan haber alabilmek için bu sefer hastanelerin parklarında sabahladık. Devlet ilk önceleri ölüm orucundaki çocuklarımızın yanına ikişer saat aileleri aldı. Sonra ölümler arttıkça almamaya başladılar. Bir aile çocuğunun görüşünden çıktığında yanına koşardık haber almak için. Hastane çalışanlarından bile haber almak umuduyla yollarını gözlerdik. Belki içlerinde bir insan çıkar ufak da olsa bize bir şeyler anlatır, "iyi" der diye yollarını gözlerdik. Onların sağlıklı haberini aldığımız zaman dünyalar bizim olurdu. Özellikle direnişin devam ettiğini öğrenmek çok güzeldi. Hani hastane önünde "yaşayacak!" denir ya öyle sevinirdik. Yani öleceğini öğrendiğimizdeki halimiz çoğu insana garip gelirdi. Bizler seviniyorduk çünkü, yaptıkları onurlarını korumaktı. Bu da bizim için dünyanın en güzel duygusuydu. Sonra zorla müdahaleler başladı. Birçok aile çocuğunu bıraktırmak için uğraştı. Dilekçe vererek müdahale ettirdi, biz tedavi ettiririz diye eve kapattılar. En iyi tedavinin sevgi, yoldaşlık olduğunu unuttular. Çünkü biz biliyoruz ki onlar aynı havayı solur, bir lokma ekmeği paylaşırlar, yoldaşları için aç kalırlar, ölümlere yatarlar.
Baskı ve zulüm sadece hapishaneye ve devrimci tutsaklara olan bir şey değildir. Bu saldırı halka yapılmış bir saldırıydı.
__________________
“Batmayacağına inanarak suya bas,yürür gidersin; mucize yürüyebilmen değil inanabilmendir„
DEV-GENÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to DEV-GENÇ For This Useful Post:
devriMaral (01.02.2010), KURTULUS (31.01.2010), mLife (09.03.2010), pckoLik (01.02.2010), Ülgen (10.02.2010)
Alt 02.02.2010, 11:48   #113
devriMaral
Aktif Üye
 
devriMaral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 5 2009
Nerden: ᄃΣPΉΣ ' DΣП
Mesajlar: 1.034
Thanks: 934
Thanked 657 Times in 426 Posts
devriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to all
Standart














__________________
“İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.”
Laz Marks
devriMaral isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to devriMaral For This Useful Post:
DEV-GENÇ (06.02.2010), mLife (09.03.2010)
Alt 05.02.2010, 09:38   #114
devriMaral
Aktif Üye
 
devriMaral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 5 2009
Nerden: ᄃΣPΉΣ ' DΣП
Mesajlar: 1.034
Thanks: 934
Thanked 657 Times in 426 Posts
devriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to all
Standart

__________________
“İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.”
Laz Marks
devriMaral isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to devriMaral For This Useful Post:
DEV-GENÇ (06.02.2010), mLife (09.03.2010)
Alt 10.02.2010, 14:44   #115
KURTULUS
Site Sorumlusu
 
KURTULUS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 4 2007
Mesajlar: 1.673
Thanks: 524
Thanked 1.849 Times in 909 Posts
KURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond repute
Standart

[Üzgünüm, Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Görebilir... [ Üye Olmak Için Tiklayiniz ]]
KURTULUS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to KURTULUS For This Useful Post:
devriMaral (10.02.2010), Ülgen (10.02.2010)
Alt 10.02.2010, 17:27   #116
devriMaral
Aktif Üye
 
devriMaral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 5 2009
Nerden: ᄃΣPΉΣ ' DΣП
Mesajlar: 1.034
Thanks: 934
Thanked 657 Times in 426 Posts
devriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to alldevriMaral is a name known to all
Standart

Ey adına devrimci, demokrat, sosyalist, emekten yana diyen partiler, sendikalar, odalar, dernekler; Okuduğunuz kitaplar, yaşadıklarınız öğretmediyse, devrimciliğin, demokratlığın, ahlakın, erdemin, yoldaşlığın, sahiplenmenin ne olduğunu benden öğrenin. Önce insan olmayı, sonra demokrat devrimci olmayı öğrenin!...


TAYAD'lı Gülsüman Dönmez

Dogum. 1964, Tokat
Ölüm. 09.04.2001
Istanbul
__________________
“İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.”
Laz Marks
devriMaral isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to devriMaral For This Useful Post:
DEV-GENÇ (18.02.2010), Ülgen (10.02.2010)
Alt 18.02.2010, 12:44   #117
KURTULUS
Site Sorumlusu
 
KURTULUS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 4 2007
Mesajlar: 1.673
Thanks: 524
Thanked 1.849 Times in 909 Posts
KURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond repute
Standart




Musa ÖZNUR
1 subat 1980
DEV-GENÇ’in önder
militanlarindandi. Fasistlerin saldiri planlarini
bozmak için düzenlenen bir eylemde elindeki
bombanin patlamasi sonucu sehit düstü.

"ŞEHİTLERİMİZ KAVGAMIZIN
KOPMAZ BAĞLARIDIR

Camın kenarında oturmuş havadan sudan sohbetler ediyoruz birkaç kişi. Bir yoldaş elinde tepsi ile çayları getiriyor. Çaylarımızdan henüz birkaç yudum almışken dışarıdan gelen bir patlama sesine kulak veriyoruz. Epey uzaktan geliyor ses. Patlama seslerine öyle alıştık ki, her gece bir ses duyuyoruz. Tabii ki, tahminler başlıyor hemen.
Sözünü ettiğim yer Selimiye tutukevi yıl 1980 Ocak ayı.
O geceki tahminlerin ortak noktası patlamanın uzaktan geldiği, muhtemelen karşı taraftan olduğu ve bayağı hatırı sayılır bir güçte bir patlayıcı olduğu şeklindeydi.
Uzun uzun konuştuktan sonra Beşiktaş'tan olabileceği üzerine de anlaşmıştık.
Ertesi sabah kahvaltı sırasında gazeteler geldi. İlk sayfadaki haber tüm koğuşu bir anda sardı.
Haber, Musa Öznur isimli bir öğrencinin elinde patlayan bomba haberiydi.
Sanki bir bomba da burada kahvaltı masalarımıza düştü.
Musa ile üç ay önce birlikte şubedeydik. Birlikte işkence gördük. 15 gün sonra sıkıyönetim savcılığından ben serbest kaldım, o tutuklandı.
Bir ay sonra bir başka nedenden ötürü ben tutuklandım. Ben geldikten birkaç gün sonra o tahliye oldu. 40 gün sonra da şehit olduğunu duyuyorduk.
Dün gece patlama sesini duyduğumuz saatte olmuş olay. Anti-faşist bir eyleme giderken elinde patlayan bomba ile şehit olmuş yoldaşımız.
Kimsenin ağzını uzun süre bıçak açmadı. Kahvaltılar da uzun süre masanın üzerinde kaldı. Gazete hışırtılarından başka bir ses yoktu. Bir saat kadar sonra ise maltaya çıkıldı anma için.
İbrahim İlçi, Musa için uzun bir konuşma yaptı. Şiirler, marşlar birbirini izledi. Hayatımda o zamana değin o kadar dolduğumu hiç hatırlamam. Gözlerimden akan yaştan yüzüm yıkanmıştı. Ama hatırlıyorum herkes aynıydı.
Musa şehit düşmeden 40 gün önce tahliye olmuştu. Tahliye törenlerinde konuşma geleneğimiz olduğundan kısa bir konuşma yapmıştı.
"Şu an hem burukluğu, hem sevinci yaşıyorum. Sizlerden ayrıldığım için buruk, ama kavgaya gidiyorum, bu yüzden sevinçliyim de. ... Yine görüşeceğiz ama burada değil. ... Kavga bu şehit düşmek de var. Ancak inanıyorum yerim boş kalmayacaktır. (...) Kurtuluşa Kadar Savaş!"
Buna benzer şeyler söyleyip gitmişti Musa. Buna benzer diyorum, çünkü o sabah yaptığımız anmada gözlerimden yaşlar akarken onun;
"... Kavga bu, şehit düşmek de var. Ama inanıyorum ki, yerim boş kalmayacaktır." deyişini çok iyi anımsıyordum.
İbrahim abinin (İlçi'nin) de konuşması sırasında bu sözlere atfen: "... Gözün arkada kalmasın, yerini dolduracağız." diyerek, bunu vurgulaması beni hepten coşturmuştu.
Bir ay kadar sonra ben de tahliye oldum.
İlk kez cezaevine girmiştim. Birkaç ay yatıp çıktığımda artık ciddi görevlerle karşı karşıya olacağımı biliyordum. Okulumu, ailemi tercih etmeme ve devrimci mücadele içinde ağır ve ciddi işlerle tanışma zamanının geldiğini hissediyordum. Bir tercih yapacaktım. Bilincim ve tecrübem çok zayıftı. O yüzden o anı çok büyütüyordum. Ailem ve çevrem de işin farkındaydı. Ve o güne değin görülmedik olanaklar sunuyordu. Ama her an gözümün önünde Musa vardı. "Yerim boş kalmayacaktır" derken kime güveniyordu. Bize, bana, sana... Bizim için, halkımız için ölümü kucaklamıştı. Ve şimdi bana sesleniyordu, "hoş geldin, yerim hala boş, seni bekliyorum, intikamımı al!..."
Dışarıda sorumlu yoldaşla ilk karşılaşmamızda ilk söylediğim: "Musa'nın yerini doldurmak istiyorum" oldu.
Sorumlu arkadaş da: "Biz de öyle düşünüyorduk." dediğinde yerimde zıpladım sevincimden. O zaman Musa'nın yarım bıraktığı işle başlayayım dedim. Yanıt yine aynıydı: "biz de öyle düşünüyoruz." Musa'nın yarım bıraktığı işe giriştik.
Cunta geldiğinde ise bizim bölge ciddi bir darbe yemişti. Henüz hiçbirimizde olumsuzluk yoktu. Birkaç ay sonra ise devrimci hareketimiz peş peşe örgütsel darbeler yemeye ve kayıplara uğramaya başladı. En nihayet üç ay kadar sonra bize de operasyon bulaştı.
En güvendiğim yoldaşlardan biri yakalandığı gün çözülmüştü. Çok hasar verdi bölgemize. Ne kalacak yerimiz kaldı ne de beş paramız. Devrimci Hareketin durumu da darbeler nedeniyle pek iyi değildi. Aç geziyorduk. Yalnızlık duygusuna kapıldım. Sorumlu yoldaşla konuşup "ne kendime, ne de başkasına güvenim kalmadı" diyerek ayrıldım.
Üç gün boyunca kendimi bilmez halde dolaştım durdum. Sorumlu yoldaşla konuşup ayrıldığım günden itibaren Musa belirdi karşımda; sürekli konuşuyordu benimle:
"Niye öldüm ben?" diye soruyordu. "Faşizmin terörüyle yoldaşlarını başbaşa bırakıyorsun. Korkaklık bu..."
O gidiyordu bu defa Şenol Şener, ardından Ali Baloğlu geliyordu. Onlar da benzer sorular soruyordu "ha düşmanla bize silah sıkmışsın, ha mücadeleden korkup kaçarak ihanet ediyorsun, arada bir fark yok. Nerede verdiğimiz sözler, nerede içtiğimiz antlar?"
Üç gün boyunca gittiğim her yerde bu şehit yoldaşlar beynimi topa tuttular adeta. Örneğin akrabamın evindeydim, TV seyrediyorduk, akrabam birşeyler soruyordu. Ben duymuyordum. Aklım yoldaşlarımdaydı ve şehitlerimizin sorularıyla bunalmıştım. Musa soruyordu; "Ne yani hiç kimse çözülmeyecek, hainler olmayacak, aç aç gezmeyeceğiz, yatacak bir sürü yerin olacak, öyle mi? Mücadele bu, henüz iyi günlerdeyiz, bizim daha zorlu şeylere hazır olmamız gerekmiyor mu? Devrimcilik zor iştir derken neyi kastediyorduk." Benden ise yanıt yoktu. Haklıydı...
Üç gün sürdü bu işkence... Kendimle olan hesaplaşmam bir anlamda olumsuzluklara bakıp yılgınlığa kapılan yanlarım ile şehitlerimiz nezdinde savaşçı yanlarım arasında sürüyordu.
Üçüncü gün yoldaşlarımı aradım ve buldum: "Ben geldim. Tam bir tabansız küçük burjuva gibi davrandım. Affedin, bana görev verin. Ben o dünyaya yabancıyım. Yerim burası" dedim. Yoldaş "Döneceğini biliyorduk. Hemen şuraya git ve işe başla. Şu an uzun uzun durumunu konuşmaya vaktimiz yok. Uygun bir zamanda konuşuruz. Şimdi iş zamanı o kadar çok iş var ki" dedi ve ayrıldık.
Huzur doluydum. Yine inşaatlarda yatıyordum. Kar ve fırtına da cabasıydı. Açtım da. Her an yakalanma riski de vardı. Ama çok rahattım artık... Çünkü yalnız değildim. Bütünün bir parçası hissediyordum kendimi. Üç gün boyunca azap çekmiştim. En önemlisi şehitlerimize duyduğum vicdani bir boşluktu. Ve hala bir şehit haberiyle biraz da duygusallık dense de bu duygum derinleşir durur. Bu da beni mücadeleye kopmaz bağlarla bağlıyor.

BÜLENT PAK

[Üzgünüm, Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Görebilir... [ Üye Olmak Için Tiklayiniz ]]
KURTULUS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to KURTULUS For This Useful Post:
devriMaral (18.02.2010)
Alt 18.02.2010, 12:50   #118
KURTULUS
Site Sorumlusu
 
KURTULUS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 4 2007
Mesajlar: 1.673
Thanks: 524
Thanked 1.849 Times in 909 Posts
KURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond repute
Standart



Ali AYGÜL
6 fiubat 1992
1968 yilinda Amasya
Gümüshaciköy’de dogdu. Üniversite siralarinda
devrim ve sosyalizm için örgütleyen, mücadele
eden bir devrimciydi. istanbul Üniversitesi Dis Hekimligi
Fakültesi’nin 3. sinifindan ayrilarak profesyonel
iliskiler içinde yer aldi. Adana’da devrimci
bir eylemi gerçeklestirirken çatismada sehit düstü.

[Üzgünüm, Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Görebilir... [ Üye Olmak Için Tiklayiniz ]]
KURTULUS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to KURTULUS For This Useful Post:
devriMaral (18.02.2010)
Alt 24.02.2010, 20:16   #119
KURTULUS
Site Sorumlusu
 
KURTULUS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 4 2007
Mesajlar: 1.673
Thanks: 524
Thanked 1.849 Times in 909 Posts
KURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond repute
Standart

[Üzgünüm, Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Görebilir... [ Üye Olmak Için Tiklayiniz ]]

[Üzgünüm, Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Görebilir... [ Üye Olmak Için Tiklayiniz ]]
KURTULUS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to KURTULUS For This Useful Post:
devriMaral (24.02.2010)
Alt 24.02.2010, 20:18   #120
KURTULUS
Site Sorumlusu
 
KURTULUS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 4 2007
Mesajlar: 1.673
Thanks: 524
Thanked 1.849 Times in 909 Posts
KURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond reputeKURTULUS has a reputation beyond repute
Standart

[Üzgünüm, Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Görebilir... [ Üye Olmak Için Tiklayiniz ]]
KURTULUS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to KURTULUS For This Useful Post:
devriMaral (24.02.2010)
Cevapla

Etiketler
bilal karakaya, buluthan kangalgil, cavit ozkaya, dev-genç, dev-sol, devrim ağirman, devrimci sol'dan dhkp-c, dhkc, dhkp, dhkp-c, fintoz dikme, hasan eliuygun, ibrahim erdoğan, ibrahim ilçi, mustafa işeri, nazmi türkcan, niyazi aydin, salih çinar, sebahattin yavuz, songül koçyiğit, titre oligarsi, yaşasın mücadelemiz, yücel şimşek, zeynep eda berk, ömer coşkunirmak

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


04:11


Türkçeleştiren: Albatros & Can
Copyright 2010 Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker